İşletme Adı : Ayboğa Avukatlık Ankara
Tel No: 03122155515
Adres: Emek, Bişkek Cd. 26/3, 06490 Çankaya/Ankara
Harita Link : https://maps.app.goo.gl/enoe1vyPRv5siGMr5
Başkent Ankara, hukuki uyuşmazlıkların en yüksek hacimde görüldüğü illerden biridir. Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay gibi yüksek yargı organlarının burada bulunması, yargısal pratiğin oluşmasında şehre ayrı bir konum kazandırmaktadır. Bu örgütlenme içerisinde Ankara avukat desteğine başvuran vatandaşların üzerinde durması gereken konu, sorunun hangi yargı koluna ait olduğudir. Nitekim ceza hukukundan idare hukukuna uzanan geniş bir yelpaze birbirinden ayrı usul kurallarına bağlıdır ve söz konusu farklılık, daha ilk aşamada doğru yönlendirmeyi zorunlu kılmaktadır.
Avukatlık, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun birinci maddesinde ifade edildiği biçimde hem kamu hizmeti hem de serbest bir meslektir. Kanundaki bu nitelendirme, avukatın yalnızca müvekkilinin menfaatini değil, aynı anda yargısal düzenin sağlıklı işlemesini de gözetmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ankara Barosu'na kayıtlı hukukçular, anılan kapsamda hem duruşmalarda temsil hem de hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Önemle vurgulanmalıdır ki avukatlık hizmeti, belirli bir sonucu taahhüt eden bir iş değildir; meslek mensubu, özen yükümlülüğü çerçevesinde en uygun hukuki yolu göstermekle yükümlüdür.
Ankara Ceza Avukatı
Vekâlet İlişkisi, Vekâletname Türleri ve Ücretin Yasal Çerçevesi
Başkentte avukata başvurmayı düşünenlerin en çok sorduğu hususlardan biri vekâletnamenin nasıl düzenlendiğidir. Genel olarak bu ilişki, noter aracılığıyla düzenlenen bir vekâletnameyle tesis edilir. Düzenlenecek belgenin niteliği, dosyanın niteliğine göre farklılaşmakta; söz gelimi aile hukuku davalarında fotoğraflı vekâletname aranmaktadır. Bununla birlikte avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu'nun 163 ve 164. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği'nce yayımlanan asgari ücret tarifesi çerçevesinde belirlenir ve tarifenin altında ücret kararlaştırılması mümkün değildir.
Uyuşmazlık yaşayan bireyin atması gereken ilk adım, hak düşürücü süre ve zamanaşımı hususunda farkındalık geliştirmektir. Türk hukukunda çok sayıda dava hakkı, süresinde ileri sürülmediğinde kullanılamaz hâle gelmektedir. Örneğin idari işlemlere karşı iptal davası açma süresi kural olarak altmış gün gibi kritik zaman dilimleri son derece kısadır. Dolayısıyla Ankara avukat danışmanlığı almayı planlayanların gecikmeksizin görüş alması, telafisi güç sonuçların önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Ceza Yargılaması: Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri
Ceza hukuku, bireyin özgürlüğünü en yakından ilgilendiren özelliğiyle ayrı bir hassasiyet gerektirir. Ankara ceza avukatı ifadesi, uygulamada ceza yargılamasının her aşamasında görev alan meslek mensuplarını ifade etmek üzere kullanılır. Bununla birlikte vurgulanmalıdır ki hukuk sistemimizde tescilli bir uzmanlık statüsü öngörülmemiştir; bu adlandırma pratikte yerleşmiş bir kullanımdır. Başkentteki ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde yürütülen yargılamalar, CMK hükümleri çerçevesinde ilerlemektedir.
Soruşturma evresi, Cumhuriyet savcılığınca bir suç izlenimi veren durumun öğrenilmesiyle başlar. Bu aşamada şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı, Anayasa ve CMK hükümleri tarafından korunmaktadır. İfade alma aşamasında beyanda bulunmama hakkı, avukatıyla görüşebilme imkânı ve suçlamanın içeriğini öğrenme hakkı gibi haklar mutlaka okunur. Pratikte hakların içeriğinin kavranmaması, savunmanın sonraki aşamalarında önemli zorluklara yol açabilmektedir.
Yargılama aşaması, kamu davasının açılmasıyla başlamakta ve açık yargılama ilkesi doğrultusunda yürütülmektedir. Bu evrede delil değerlendirmesi, tanık beyanlarının alınması, bilirkişi raporlarına itiraz ve esasa ilişkin beyan gibi kritik adımlar yer almaktadır. Mahkemenin verdiği hükme karşı kanun yollarına başvuru gündeme gelebilmektedir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ikinci derece incelemesinin yürütüldüğü mahkemedir. Kanun yolu süresinin dolması hâlinde hüküm kesinleşeceği için, takvimin dikkatle izlenmesi gerekir.
Aile Hukuku: Boşanma, Kusur Değerlendirmesi ve Velayet
Boşanma hukuku, hukuki olduğu kadar sosyal ve psikolojik boyutu da bulunan bir hukuk dalıdır. Ankara boşanma avukatı tabiriyle anlatılmak istenen, aile hukuku mevzuatı çerçevesinde boşanma davaları ve fer'î talepler konularında çalışan hukukçulardır. Hukukumuzda boşanma temelde iki yol üzerinden mümkün olabilmektedir. Anlaşmalı boşanmada TMK m. 166/3'teki şartların sağlanması, ortak bir protokol sunulması ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şart koşulmaktadır.
Çekişmeli boşanma davalarında ise, hukuki sebebin kanıtlanması esas mesele olmaktadır. Kanun özel boşanma sebepleri şeklindeki hâllerin dışında, evlilik birliğinin temelinden sarsılması de düzenlemiştir. Uygulamada davaların büyük çoğunluğu bu genel sebebe dayanmaktadır. Tarafların kusur durumu, sadece evliliğin sona ermesi yönünden değil, nafaka ve tazminat taleplerinin akıbeti bakımından da belirleyici olmaktadır.
Aile hukuku uyuşmazlıklarında en çok tartışılan meselelerden biri ortak çocuğun velayetidir. Bu konuda verilen kararlarda esas alınan ölçüt, ebeveynlerin beklentileri değil, çocuğun menfaatidir. Bu ilke gereğince uzman incelemeleri, çocuğun idrak çağında olması hâlinde beyanı ve ebeveynlerin çocukla kurduğu ilişki birlikte değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra nafaka türleri ve edinilmiş mallara katılma rejimi gibi konular da sürecin ayrılmaz parçalarıdır.
İş Hukuku: Arabuluculuk Şartı, Fesih ve İşçilik Alacakları
Çalışma hukuku, çalışma ilişkisinden doğan ilişkiyi işçi lehine yorum ilkesi temelinde kuran bir alandır. Ankara iş hukuku avukatı ifadesi, iş mevzuatı çerçevesinde işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin alacakları gibi başlıklarda çalışan meslek mensuplarını ifade etmektedir. Ankara iş yargısı, alt işveren ilişkilerinin yaygınlığı sebebiyle taşeron uygulamaları gibi başlıklarda kapsamlı bir uygulama birikimi oluşturmuştur.
İş hukukunda bilinmesi gereken temel kural, kanunla öngörülen zorunlu arabuluculuk. Buna göre işçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tüketilmesi dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmaksızın açılan davalar, dava şartı yokluğundan reddedilir. Ayrıca iş sözleşmesinin feshine itiraz bakımından bir aylık süre söz konusu olup, bu sürenin kaçırılması geri dönülemez sonuçlar üretmektedir.
Ankara İdare Avukatı
Bu davalardaki hesaplama süreci, uzmanlık isteyen bir işlemdir. Kıdem tazminatının hesabı, son giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanmakta ve her yıl güncellenen tavan tutarla sınırlanmaktadır. İhbar öneli karşılığı ise buna karşılık kanunda belirtilen süreler esas alınarak belirlenir. Fazla mesai ve tatil alacakları yönünden ispat yükü kural olarak işçidedir; ancak işveren kayıt tutma yükümlülüğü altındadır. Söz konusu ispat rejimi, tanık beyanları ve işyeri kayıtlarının birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.
İdare Hukuku: İptal Davaları ve Süre Rejimi
İdari yargı, kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemlerin yargısal denetimini konu edinmektedir. Ankara idare avukatı kavramı, İYUK hükümleri kapsamında kamu personel hukuku ve idari sözleşme uyuşmazlıkları gibi alanlarda faaliyet gösteren avukatları tanımlamaktadır. Bu alanda Ankara özel bir yere sahiptir; zira Danıştay ile çok sayıda bakanlık ve merkezî kamu kurumu Ankara'da yer almakta, bu durum yetki kurallarını da etkilemektedir.
Bu yargı kolunda sürelerin özellikle kısa olması, belirleyici bir özelliktir. Genel kural uyarınca dava açma süresi, idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gün şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında idareye başvuru yolları gibi kurumlar sürelerin işleyişini etkileyebilmektedir. Kapanışta şunu ifade etmek gerekir ki yukarıdaki bilgiler tanıtım veya reklam amacı gütmemekte ve ilgili düzenlemeler doğrultusunda kaleme alınmıştır. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, buradaki bilgilere dayanarak işlem yapmak yerine, ilgili barolara kayıtlı bir meslek mensubundan somut dosyaya ilişkin görüş alınması yerinde olacaktır.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş, tavsiye veya hizmet teklifi niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; somut bir uyuşmazlık için barosuna kayıtlı bir avukata başvurulması gerekir.